Profile bak

Yeşil Bursa, kızıl Bursa mı oluyor?

Argonotlar - Güncel Sanat Bülteni
Argonotlar - Güncel Sanat Bülteni
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde açılan iki sergi vesilesiyle şehrin dönüşümünü ele aldık. Yukarı Bak sergisi 31 Temmuz'da son buluyor.
Kültigin Kağan Akbulut

1999 yılında Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Mustafa Bozbey isimli bir mühendis DSP’den Belediye Başkanı adayı olur ve kazanır. Beş yıllık başarılı görevinin ardından 2004 yılında bu sefer de CHP’den aday olur ve yine kazanır. Bozbey’in belediye başkanlığı tam 20 yıl sürer. 
Ben Nilüfer Belediyesi’yle ve Bozbey’le ilk defa SPOD LGBTİ+ derneği için gönüllü yaptığım bir atölye deşifresinde karşılaşmıştım. Belediyede sosyal hizmet uzmanı olarak çalışan kişi yerel seçimlere konulan LGBTİ+ kotasından, belediyenin kültür merkezinde düzenlenen Esmeray’ın oyununa gelen yüzlerce köylü kadından, film ve caz festivallerinden bahsediyordu. Biraz Terzi Fikri’yi, biraz da Ahmet İsvan’ı hatırlatan bu belediye başkanı kim diye hemen Google’ladım tabii ki. Sonraki yıllarda da gitmesem de, görmesem de Nilüfer Belediyesi’nin çalışmalarını takip ettim. Siz de şuradaki Instagram hesabından takip edebilirsiniz. 
2019 yerel seçimlerinde Bozbey işi büyüterek Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına adaylığını koyar. %2,5 farkla seçimi AKP’li adaya kaybeder. (Neredeyse kızıl Bursa?) Nilüfer Belediyesine ise yine CHP’li ve Bozbey’in eski yardımcısı Turgay Erdem aday olur ve seçilir. O nedenle Bozbey’in mirası devam ediyor diyebiliriz. 
Bursa’da Zaman
Son dönemde kamunun kültür politikalarına yönelik tereddütler içindeyiz. Ancak bir yandan da güzel şeyler oluyor. Ahmed Hamdi Tanpınar’ın Bursa’ya da yer verdiği Beş Şehir kitabının önsözüne yazdığı gibi “hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyak” arasında gidip geliyoruz. Nilüfer Belediyesi bu ortamda neredeyse yerel bir bienal denebilecek Yekhan Pınarlıgil küratörlüğünde Yukarı Bak, Sınırlı Coğrafyanın Yıldızlı Ufukları sergisini açtı.
Neredeyse bienal diyorum, (açılış konuşmasında Turgay Erdem bunun sinyallerini verdi sanki), çünkü sergi Nilüfer’in birçok bölgesine, köylerine yayılıyor, şehrin kültürel kimliğiyle, dönüşümüyle, geleceğiyle bağlar kuruyor. Uzun bir sanatçı listesi var, bağlantıdan göz atabilirsiniz. Sergiler Gölyazı Kültürevi’nin yanında bulunan restore edilmiş bir kiliseden Misi’deki Fotoğraf Müzesi’ne ve Edebiyat Müzesi’ne; tiyatro, film gösterimi, konser gibi belediyenin etkinliklerinin çoğunun gerçekleştirildiği Nazım Hikmet Kültürevi’nden Balat Kültürevi’ne ve uzun zamandır atıl olan Pancar Deposu’na uzanıyor. Sergiyi 30 Temmuz tarihine kadar görebilirsiniz. 
“Yukarı bakmak gökyüzünün derinliğinden uçuruma kendini bırakmak demek. Kalıplardan kurtulmak, normalleştirmeye, sıradanlaştırılmaya, tektipleştirilmeye izin vermemek, öznelliğin çoğul hâlini, çeşitliliğini, farklılığını tanımak… Kahkaha atmak başını yukarı kaldırmanın en geçerli, en heyecanlı nedeni olsa gerek. Boyun eğmemek ve dünyayı yeniden düşünmek için yapılmış en asil hareket belki de boyun eğdirenlerin hükmüne gülüp geçmek, onları hicvin gücüyle, ironinin kıvraklığıyla etkisiz hâle getirmektir. Sergi, dansın, şiirin ve kahkahanın otoriteyi derinden sarsan başdöndürücü gücünü gösterecek, kendini çok önemli addeden hiyerarşinin zayıf noktalarını ortaya çıkararak, onun de ne derece kırılgan olduğunu anlatacak.” Yekhan Pınarlıgil
Bursa’nın yeni mekânı: İMALAT-HANE
Aşk/nefret ilişkisi yaşadığım sanat yazarı arkadaşım Murat Alat da uzun süredir Nilüfer Belediyesi bünyesinde sanatçı konuşmaları, atölyeler düzenliyordu. Alat, bu etkinlikler vesilesiyle Bursalı Bor Gürarda’yla tanışır. Güncel sanata odaklanan yeni bir mekân açmaya karar verirler ve yine Nilüfer’deki organize sanayi bölgesinde İMALAT-HANE’yi Ocak ayında Açık Mekân 3 sergisiyle açarlar. İMALAT-HANE’nin ikinci sergisi de Yukarı Bak’la aynı gün açılan Ali Kazma’nın Zaman Zaman sergisi olur. 
“Bursa’da böyle bir mekânım (İMALAT-HANE’nin yer aldığı bina) vardı. Burayı değerlendirebilir miyiz, diye Türkiye’deki sanatçılarla iletişime geçmeye başladım. Koç’ta tanıdığım akademisyenlere sorup onlara danışıyordum. Nilüfer Belediyesinin çalışmalar yapması benim için motive ediciydi. Onlara entegre olmaya başladım. Murat’la da, dediği gibi orada tanıştık. Benim kafamda bir şeyler vardı, Murat’la beraber olunca bunlar çok daha hızlı şekillendi ve geçen Temmuz ayı kurumsal bir yapıda çalışmaya başladık.” 
Açılış vesilesiyle Alat ve Gürarda’yla yaptığımız (ufak madiliklerin yer aldığı) söyleşide Gürarda İMALAT-HANE’nin kuruluşunu bu sözlerle anlatmıştı. Ali Kazma’nın Zaman Zaman sergisi için yazarlarımızdan İbrahim Cansızoğlu’nun kaleme aldığı sergi metnine de Argonotlar Kütüphane’sinden göz atabilirsiniz. 
Son not:
Bursa, Türkiye sol kültüründe çoğunlukla Nâzım Hikmet’in hapisliğiyle özdeşleştirilir. Uzun yıllar Nilüfer Belediyesi’nde Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü yapan, Nâzım’ın Bursa Yılları kitabının yazarı Güney Özkılınç’ın yazısı meseleyi özetliyor. Ancak devran dönüyor gibi, “yeniye olan iştiyak”ımız bitmiyor. Kim bilir, belki Nilüfer’de günü gelince bir bienal de görürüz. 
Bu konuyu sevdin mi? Evet Hayır
Argonotlar - Güncel Sanat Bülteni
Argonotlar - Güncel Sanat Bülteni @argonotlar

Bağımsız ve çok sesli güncel sanat platformu

Abonelikten çıkmak için buraya tıkla.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buraya.
Created with Revue by Twitter.
İstanbul, Türkiye